DÜNYADAN HABERLER

01

1/1

İklim Değişikliği ile Mücadelede Kentsel Sulak Alanların Önemi Vurgulandı

UNFCCC tarafından yayınlanan bir haberde kentsel sulak alanların öneminin altı çizildi. 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kutlanırken mangrov ormanlarından turbalıklara çeşitli tür sulak alanların iklim değişikliği ile mücadeledeki önemi vurgulandı.

Paris anlaşması sürecinde küresel sıcaklığın 1.5 - 2°C’de sabitlenmesi hedefinde arazi kullanma sektörü (LULUCF) büyük öneme sahiptir. Bozulmamış sulak alanlar sadece karbon tutmakla kalmamakta aynı zamanda iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarını engellemektedirler. Özellikle kent çevresindeki sulak alanlar büyük süngerler gibi  taşkınları sönümlendirme görevi üstlenmektedirler.

Bu koruyucu hizmetlerine karşın sulak alan miktarı dünyada 1990 yılından beri %64 oranında azalmıştır.

 

Yazının orijinalini okumak için tıklayınız.

 

02

1/3

Akıllı-iklim tarım sistemi

umutları yükseltiyor

Nepal iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biridir, Nepal'de yaşayan çiftçilerin ise yaşamları bu sebeple büyük değişimlere uğramaktadır. Eskiden tüm ailelerini beslemeye yetecek kadar besin yetiştirebilirlerken gün geçtikçe ekinlerinin verimi düşmektedir. Bu sebeple ailenin erkeğinin çalışmak için farklı ülkelere göç etmesi sık rastlanır bir durum olmaya başlamıştır.

FAO tarafından başlatılan akıllı-iklim tarım projesi Nepal'de yaşayan çiftçi ailelere umut ışığı yakmıştır. Projeye dahil olan 3000 çiftçi, iklim değişikliğinin etkilerine adapte olmuş ürünler yetiştirmeyi öğrenmiştir. Çiftçiler, kendi arazilerinde en iyi yetişen ürünleri bulmak için farklı çeşitlerde ekini özel tekniklerle yetiştirmeyi denemişlerdir. Deneyerek öğrenmektedirler.  Ayrıca hayvan yetiştiriciliği konusunda da destek almaktadırlar. Bu, tarımın kalkınmayı etkili bir şekilde destekleyen ve değişen bir iklim karşısında gıda güvencesi sağlayan esnek sistemlere dönüştürülmesine yardımcı olan akıllı-iklim ve sürdürülebilir tarım yaklaşımının bir parçasıdır. Bu sistemle Nepal'de tarımın devam etmesini desteklemek ve çiftçi ailelerinin parçalanmasına neden olan göçlerin  önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

 

Yazının orijinalini okumak için tıklayınız.

 

03

1/1

Ekosistemdeki karbonun yükselmesinin maliyeti

Biyokütle ve topraklarda depolanan organik karbonun artırılması, iklim değişikliğinin azaltılmasında ümit vaadetmektedir. Bununla birlikte, artan ekosistem karbonu maliyetlerinde, olağan iş senaryolarına kıyasla bir tutarsızlık söz konusudur. Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), aslında, arazi kullanımına dayalı azaltımın maliyetinin bir bilgi eksikliği olduğunu belirtir.

Bazı bilim insanları basit ama yenilikçi bir yaklaşım kullanarak bu bilgi boşluğunu daraltmak için harekete geçmiştir. Ekip, Endonezya, Finlandiya, Meksika, Peru ve Tanzanya'da dünyadaki 10 çevreye ekosistem karbonının maliyeti konusunda yerel uzmanlarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirmişlerdir.

 

Dikkatle seçilen yerel uzmanlar biyojeokimyasal bilgiler ile arazi kullanımı ekonomisi ve sosyo-politik bağlamla ilgili kişisel tecrübelerini birleştirmeyi başarmışlardır; bu, "yerli olmayan bilim adamları için çok zor" gerçekleşecek bir çalışmadır.

Yazının orijinalini okumak için tıklayınız.

 

04

2017 yılında okyanus suları en yüksek ısısına ulaştı

Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fizik Enstitüsü'nün çalışmasına göre 2017 yılı, dünyanın okyanusları için kaydedilen en sıcak yıl oldu. 

 

Okyanuslar, iklim sürecinde birçok rol oynamaktadır. Bir karbon pompası olarak, dünyanın CO₂ emisyonlarının yaklaşık üçte birini absorbe eder. Ayrıca termal bir tampon görevi görür: daha sonra hareketlerine, akımlarına ve derinliklerine göre taşıdığı büyük miktarda ısıyı depolar.

 

Bugün iklim değişikliğinin daha hızlı ilerlememesinin ve atmosferin ortalama ısısının günümüzde olduğundan daha yüksek olmamasının bir sebebi de okyanuslardır. 

Kasım 2017'de gerçekleşen Dünya Meteoroloji Teşkilatı'nın geçici yayını, Çin Bilimler Akademisi tarafından yayınlanan yeni çalışmayı destekler nitelikte içeriğe sahiptir: "Küresel deniz yüzey sıcaklıkları şimdiye kadar kaydedilen en yüksek üç sıcaklık arasında yer almaktadır. Küresel okyanus ısısı 2017 yılında rekor düzeye ulaşmış veya yaklaşmıştır. »

Yazının orijinalini okumak için tıklayınız.

 

05

1/1

Paris Anlaşması 174 onay sayısına ulaştı

2015 yılı Aralık ayında kabul edilen ve 4 Kasım 2016'da yürürlüğe giren Paris Anlaşması, 9 Ocak 2018 tarihinde Makedonya ve 17 Ocak 2018 tarihinde Burundi tarafından onaylanarak 174 onay sayısına ulaştı. 

Böylece anlaşmayı imzalayan taraflar arasında anlaşmayı ulusal meclislerinde onaylamamış ülke sayısı 23'e düştü. Türkiye de bu 23 ülke arasında yer alıyor.

Anlaşma ile ilgili tüm güncel bilgiler için tıklayınız.

 

06

1/2

FAO'dan Orman ve Peyzaj Restorasyonu temalı web forumu

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün ücretsiz "Orman ve Peyzaj Restorasyonu: Katılımcı Yaklaşımlar ve Gözlem" temalı bilgi paylaşım forumuna aşağıdaki linke tıklayarak katılabilirsiniz. Web semineri ve müzakereler 17 Mayıs - 5 Haziran 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Foruma üye olmak için tıklayınız.

 

07

1/1

FAO'dan Türkiye'deki Suriyeli Mültecilere Yönelik Uyum Planı

6 yıldan fazla zamandır devam eden Suriye krizi sonucunda 5 milyon’dan fazla Suriye vatandaşı başka ülkelerde yaşam kurma arayışı ile ülkesini terk etti. Türkiye 3,3 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü; ev sahibi ülkenin yükünü hafifletmek, sığınmacılara daha iyi yaşam koşulları sunmak ve bu durumun yarattığı sosyal gerilimi azaltmak için  2017-2018 yılları arasında uygulanacak bir proje geliştirdi. Proje ile mülteciler tarımsal üretim konusunda eğitim alıp Adana, Gaziantep, Isparta, Mersin ve Şanlıurfa olmak üzere 5 ilde  tarım alanlarında çalışmaya başladılar.

 

Eğitimlerin odağı, çiftlik hayvanları bakımı ve sürü yönetimi; elma, üzüm, zeytin, antepfıstığı ve pamuk bitkilerinin yetiştirilmesi ve hasat edilmesi; biber, narenciye ve nar ekinleri için hasat ve hasat sonrası süreçler; sera sebze üretimi; ve sulama yönetimi, çiftlik yönetimi ve gıda hijyeni oldu. 

UN FAO Projenin ana amaçlarını:

1. Bölgede daha iyi tarım uygulamaları yapılarak gıda güvenliği sağlanması,

2. Geçim kaynakları içinde önemli bir yer kaplayan gıda, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki geçim kaynaklarını çeşitlendirerek ve iş fırsatlarını artırarak mültecilerin ve ev sahibi toplulukların dayanıklılığını güçlendirmesi. Eğitimler ile aynı zamanda mülteciler ve ev sahibi topluluk arasında iyi ilişkiler geliştirerek sosyal uyumu güçlendirmesi,
 

3. Bölgesel Mülteci ve Etki Planı (3RP)'nın kapasitesinin ve koordinasyonunun güçlendirilmesi olarak belirtti.

Haberin orijinali için tıklayınız.

Proje hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

 
 

08

1/3

Çölü durduran çiftçi

Yacouba Sawadogo isimli, Burkina Faso'lu çiftçi atadan kalma yöntemleri kullanarak Burkina Faso ve Niger'de çölleşme ile mücadele ediyor. Çiftçi, yaklaşık 1980'den beri sertleşmiş toprakta  "zai" çukurları açarak toprağa suyun yavaşça süzülmesini, dolayısıyla bitki yetişmesine uygun bir ortam oluşmasını sağlıyor. Fakat günümüze kadar yaklaşık 40 hektarlık bir ormanı terkedilmiş, verimsiz topraklar üzerinde kuran Yacouba Sawadogo için bunu başarmak kolay olmamış. Köy sakinlerinin kendisi hakkında sağlıklı düşünemediği yargısına rağmen, ağaç dikmeye devam etmiş, şimdi ise arazide 60'dan fazla çeşit ağaç ve çalı bulunuyor. Çiftçinin yılmadan gösterdiği çaba takdir gördü ve projesi "The Man Who Stopped The Dessert" isimli belgesele konu oldu. 2010 yılında çekilen, yönetmenliği ve senaristliğini Mark Dodd'un yaptığı film 7 uluslararası ödül aldı.

Haberin orijinalini görmek için tıklayınız.

09

1/1

İklim Değişikliği ve Karbon Yönetimi kitabı çıktı!

Projemizin takım lideri Prof. Dr. Yusuf Serengil'in "İklim Değişikliği ve Karbon Yönetimi" isimli kitabı UNDP tarafından yayınlandı. Uzun çalışmalar sonucunda oluşturulan kitap Türkçe kaynaklar arasında emsal oluşturmaktadır. Kitabın amacı, tarım, ormancılık ve arazi kullanımında karbon kavramını tüm yönleriyle ortaya koymak ve Türkiye’de karbon yönetimi bilincinin oluşmasına katkı yapmak olarak tanımlanmıştır.

Kitabın indirme linki için tıklayınız.

 

10

1/1

Türünün son örneği Salyangoz George 14 yaşında öldü

Hawaii Adaları'nın türü tehlike altındaki salyangozlarının sembolü haline gelen Salyangoz George, Hawaii Arazi ve Doğal Kaynaklar Departmanı tarafından açıklanan bilgiye göre 2018 yılının son gününde öldü.

 

Achatinella apexfulva türünün üyesi olan George; ağaç mantarı, yosun, bakteri ile beslenen bir ağaç salyangozuydu. George'un ölümü, iklim değişikliğinin ve istilacı türlerin yerli hayvanlar ve böcekler üzerinde yaptığı ağır zararı ve Hawaii adalarındaki biyoçeşitliliğin çarpıcı azalışını özetler nitelikte. Hawaii'deki ağaç salyangozları yalnızca biyolojik değil kültürel öneme de sahip. George gibi salyangozlar yerel Hawaii kültürünün şarkılarında ve hikayelerinde “ormanın sesi” olarak da yer alıyor.

Orijinal haber linki için tıklayınız.

 

İletişim

Adres: Mustafa Kemal Mahallesi Murat İş Merkezi No:5/6 Çankaya/Ankara

Telefon: +90 312-219 68 04

E-mail: t.oz@aesagroup.eu

  • Gri Facebook Simge
  • Gri Heyecan Simge
  • Gri LinkedIn Simge
CFCU_Logo_TR.png
logo (1).png

Bu websitesi Avrupa Birliği’nin mali desteğiyle hazırlanmıştır. Websitesinin içeriğinden yalnız AESA firması sorumlu olup, hiçbir şekilde Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.